-
Sevgi Ulcay
Tarih: 20-11-2025 02:32:00
Güncelleme: 20-11-2025 02:32:00
Bir İngiliz'in bana Datça'yı anlattığı an..!

Bu akşam Epping’de Pub’da kızlarla otururken, yandaki bölümde bir yelken etkinliği olduğunu fark ettim…
Posterlerdeki denizin, yelkenlilerin fotoğrafları, gürültünün arasından buzlu bir rakı tadında geldi bana..
Bir müddet sonra Pub’a karıştılar..sohbete başladık..
“Nerelisin?” diye sordular. “Türkiye,” dedim..
Ardından biri, sanki Akdeniz’in bir kıyısından fısıldıyormuş gibi, “Seneye Knidos Cup’a gitmeyi düşünüyoruz” deyince bir an durdum..Şaşırdım..
Datça uzun süredir zihnimin kıyısına bile uğramazken, Knidos adı bir anda içimde eski bir kapıyı araladı sanki..
“Orada yarı zamanlı yaşıyorum” dediğimde telefonlarına sarıldılar..
Bir isim arıyorlardı..
Birden, ekranda o hiç bitmeyen enerjisi, çocukluğunu büyütmeyi reddeden o içten gülümsemesiyle Hasan Kaptan’ım belirdi..
Yıllardır Datça’yı hep ben anlatırım insanlara, ilk kez bir İngiliz’in bana Datça’yı anlatmasına tanık oldum..Aslında niye şaşırdım bilmem..Konu Hasan Kaptan olunca bu en mümkünüydü aslında..
Yine de insanın içini hoş bir sıcaklık kaplıyor..mutlu oluyorsun..
Bana Datça’yı neden sevdiğimi hatırlattı..Sadece denizi, doğası, havası değil..Hasan Kaptan gibi yüreği güzel dostları..
Tanıdığım yıllar boyunca Hasan Kaptan’ın Datça için yaptıklarını biliyorum..TUYEP Eğitim Merkezi’nde gençleri denizle buluşturması..Kendi takımını kurup rüzgârı bir dost gibi yanına alarak Türkiye’de ve dünyada kazandığı kupalar..
Ve hepsinden önemlisi, Datça’yı yelken sporunun uluslararası haritasına işlemek için verdiği sessiz ama inatçı mücadele..
Yan masanın üstünde, etkinlik nedeniyle birçok ülkeden yat dergileri vardı..Bazılarında Knidos Cup kapaktı..
Gururlandım o an..
Hasan Kaptan bütün bunları çoğu zaman emeği görmezden gelinirken, rolü küçültülmeye çalışılırken, hatta bazen yokmuş gibi davranılırken bile yılmadan, yorulmadan yaptı ve yapıyor..
Bazı insanlar yaptıkları işe değil, yüreklerine yazdıkları bir misyona bağlı yaşarlar..O da onlardan biri..
Onu anlatan bir yazıdaki en sevdiğim bölüm hep aklımda asılı durur..
“Küçük bir kasabada doğup, dünyanın denizlerine uzanan bir öykü..ve her defasında aynı yerden başlayan: rüzgârın kokusundan, Datça’nın mavisinden.”
Emeğine, inancına, yüreğine sağlık Hasan Kaptan..Datça'dan kilometrelerce uzakta Anglo-saksonlarla Datça'yı, Knidos'u konuştuk, kulağını çınlattık..
İyi ki varsın..Sen herşeye rağmen, tek başına Datça’ya en güzel dokunanlardan..Sadece Türkiye’de değil, çok daha uzaklarda bile Datça’yı, denize, rüzgara sevdalılara tanıtansın..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum