içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ZEYTİNLER KÖKLENİYOR HALKIN HABERİ YOK
 
Datça Belediyesi dün bir paylaşım yaptı.
" Şu mevsimde neredeyse Datça’nın her köşesinde tatlı bir telaş var. Kimi yağını sıkıyor, kimi sofralık hazırlıyor.
Sen çok yaşa güzel Zeytin!
Zeytin geçmişten gelen, geleceğe ait olan, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli mirastır. Zeytin ağaçlarımızı, zeytinliklerimizi koruyalım."
Doğru...
Ama gelin görün ki, İskele Mahallesi 195. sokakta yaşananlar Datça'nın kendine ait bu hafızasını derinden yaralıyor.
Bana ulaşan bir vatandaş şöyle yazmış.
“AKP’li bir belediye böyle bir görüntü verse ortalık ayağa kalkıyor ama CHP’li belediye yapınca ‘şimdi sırası mı’ oluyor. Onca yıllık emek, yeşili koruma çabası… Haber vermeden, bilgilendirmeden, adeta yangından mal kaçırırcasına ağaç sökmek… Kaldırım yapılsa bile bu yeşil katliamına gerek var mıydı?”
Sözün özü şu.
Habersiz, gerekçesiz, alelacele bir zeytin sökümü.
Hem de üzerinde meyvesi olan onlarca ağacın…
Belediyenin vatandaşa söylediğine göre, bazı ağaçlar “duvar diplerinden sökülmüş” ve Kızlan’a seraya dikiliyormuş. Fakat vatandaşların aktardığı tablo pek iç açıcı değil.
Eski Datça girişindeki otopark kenarına dikilen 20 zeytinden sadece 4–5’i tutmuş.
Kızlan’da dikilen 50 ağacın 3–4’ü yaşıyor.
Yani taşınan her 10 ağaçtan 8–9’u ölüyor.
Dünyanın dört bir yanında insanlar şehirlerini nasıl yeşillendiririz diye uğraşırken, Datça’da mevcut yeşilin bir günde yok edilmesi, üstelik bunun halktan gizlenerek yapılması çok ağır bir soru bırakıyor ortada.
Neden?
Niçin?
Bu acele niye?
Mahalle sakinleri olup biteni sabah görünce öğrenmiş. Ne bir açıklama, ne bir duyuru, ne de bir bilgilendirme…
Mahalle muhtarına sordum, onu da bilgilendirmemişler.
Zaten Datça’da uzun zamandır büyük tartışma tam da bu.
Halkın habersiz bırakılması.
Soru şu.
Bir şehrin sahibi halk değilse kim?
Belediye hangi projeyi, hangi gerekçeyle yaparsa yapsın…
Ağaç kesilirken, zeytin sökülürken, neden Datçalıların fikri sorulmuyor?
Yine “her şeyi halka soracak hâlimiz yok” diyebilirler.
Ama konu kamusal alan, kent dokusu ve zeytin ağacı olunca durum değişir. Çünkü zeytin sıradan bir ağaç değil, kültürel mirastır, ekonomik değerdir ve yaşamdır.
Sokak’ta olan biten tam da bu yüzden tepki çekiyor.
Datçalıların tek talebi var:
Şeffaflık.
Bilgilendirme.
Ağaç sökümü için doğru gerekçeler ve bilimsel açıklamalar.
Ne yazık ki şu an geriye sadece şu cümle kalıyor.
“Dünyanın her yerinde yeşil artırılırken, Datça’da var olan yeşil neden sökülüyor?”
Bu soruya belediyenin vereceği cevap, sadece 195. Sokak’taki zeytinlerin değil, Datça’nın gelecek hafızasının da kaderini belirleyecek.
Vatandaşın serzenişindeki şu cümle çok düşündürücü.
“AKP’li belediye yapsa kıyamet, CHP’li yapınca ‘şimdi sırası mı’…”
İşte burada asıl mesele ortaya çıkıyor.
İktidar kim olursa olsun, halkın denetimi aynı sertlikte olmalı.
Datça’da yaşanan bu zeytin sökümü bir yol çalışmasının ötesinde bir yönetim anlayışının turnusol kâğıdıdır.
Şeffaflık talep etmek ne muhalefettir ne iktidar karşıtlığı, sadece yaşadığı kenti sahiplenmektir.
Ve bu kentin sahibi Datçalılardır.
Bu yazı 119 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum