-
Sedat Kaya
Tarih: 24-07-2025 15:55:00
Güncelleme: 24-07-2025 15:55:00

24 Temmuz Türkiye’de Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü.
Kimi kutlar, kimi anımsar, kimi mücadele eder.
Kimi de o gün geldiğinde kameraların karşısına geçip sahte cümlelerle "özgürlüğün" hamisi kesilir.
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, bugün aynen bunu yaptı. Elinde kalem tutan herkesin gözünün içine baka baka şunu söyledi.
"24 Temmuz Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü’nü kutluyor; özgürlük yeniden bayram olana dek tüm basın emekçilerinin mücadelelerinde yanlarında olduğumu ifade ediyorum."
Ne güzel. Ne yaldızlı cümleler.
Peki birkaç gün önce ne yaptı bu özgürlük dostu sayın başkan?
Bodrum Belediyesi’nde tam 9 yıldır “metin yazarı” olarak çalışan gazeteci Deniz Özbaş’ı tek taraflı ve hukuksuz olarak görevden aldı. Hem de öyle bir kılıfla ki, evlere şenlik. “Artık metin yazarına gerek yokmuş.”
Deniz Özbaş kim mi?
Bodrum’un kültürel belleğini oluşturan 28 kitabın yayımlanmasında görev almış, kendi yazdığı yaklaşık 20 kitabı belediye çatısı altında Bodrum’a kazandırmış bir kalem emekçisi.
Üstelik 2 bine yakın akademik tezi inceleyip “Bodrum Belleği” projesine katkı sunmuş, arşivlemiş, derlemiş. Kısacası kentin geçmişini yazıyla geleceğe taşıyan biri.
Şimdi ne yapıyor?
Dört gündür belediye binasının önünde, elinde bir dövizle bekliyor.
Yazılarıyla inşa ettiği belediye binasının önünde, hak mücadelesi veriyor.
Ama onun işine son veren başkan bugün basın emekçilerine “yanınızdayım” diyor.
İnsaf yetmez. Bu artık yüzsüzlük. Bu artık ahlaki çöküntünün belediye bültenine dönüşmüş hali.
Kelimelere kıymet biçen, kültürel üretimi savunan herkes sormalı.
Deniz Özbaş gibi bir kalemi Bodrum Belediyesi’nde “fazlalık” gören anlayış, hangi kültürel vizyonla övünebilir?
Ve en önemlisi, “Basın özgürlüğü” diyen bir ağız, kendi kurumunda bir gazeteciyi nasıl böylesine sessizce harcar?
Basın özgürlüğü, yalnızca yılda bir gün süslü cümlelerle kutlanacak bir dekor değildir.
O, işten atıldığında yalnız bırakılmamak demektir.
O, elinde dövizle bekleyen gazetecinin önünden başını çevirip geçmemektir.
Bugün, basın özgürlüğü için mücadele günü mü?
Yoksa ikiyüzlülüğün basın açıklamasıyla meşrulaştırıldığı bir tarih mi?
Cevabı Bodrum’un belleği verecek.
Ve belki de artık kimse o belleği silemeyecek.
- GÖZLERİN SÖYLEDİĞİ...
- İLKESİZLİĞİN KURUMSALLAŞMASI
- VİCDANIN AYNAYA BAKTIĞI GÜN
- BİR ANNENİN SESİNDEN DAHA YÜKSEK NE VAR?
- VE BİR KALP ONU EVE GÖTÜRDÜ
- BAĞIRIYORDU OPERATÖR "KESİYORUZ, POZ VERİN!"
- BAKIŞLA YÜZLEŞMENİN EŞİĞİ
- ZEYTİNLER KÖKLENİYOR HALKIN HABERİ YOK
- HAYALET TARİHÇİNİN KAYIP KİTABI
- NEREYİ KAZSAN PİSLİK FIŞKIRIYOR
- YARIM KALAN KONUŞMA
- ÇÜRÜME