içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLANDI

Sakarya Meydan Muhaberesi’nin kazanılmasından sonra, 19 Eylül 1921 tarihinde, TBMM’since Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK’e, “MAREŞAL” rütbesi ile “GAZİ” ünvanı verilmiştir. 19 Eylül, “GAZİLER GÜNÜ” olarak kutlanmaktadır. Gaziler gününde yapılacak törenler, Başbakanlığın 24 Ağustos 2003 tarih ve 25209 sayılı resmi gazetede yayınlanan yönetmeliği esaslarına göre düzenleniyor.

19	EYLÜL GAZİLER GÜNÜ KUTLANDI

 

Menemen’de de 19 Eylül Gaziler Günü Cumhuriyet Meydanında yapılan törenle kutlandı.

Törene Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Garnizon Komutanı Topçu Albay Zekeriya Tosun,  Menemen Muharip Gaziler Dernek Başkanı Gazi Emk. Astsb.  İbrahim Koşik ve Gaziler, Türkiye Harp Malülü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimler Derneği Menemen Temsilcisi Fatih Aslan İlçe Emniyet Müdürü, İLçe Jandarma Komutanı, Siyasi Parti İlçe Başkanları Yönetim Kurulu Üyeleri, Belediye Meclis Üyeleri, Meslek Oda Yöneticileri, Subay Astsubaylar, Polis Memurları ve yurttaşlar katıldı.

 

Çelenk sunuş töreninden sonra,

Menemen Muharip Gaziler Dernek Başkanı

Gazi Emk. Astsb.  İbrahim Koşik Gaziler Günü ile ilgili konuşmasında:

 

“Sayin kaymakamım, sayın garnizon komutanım, sayın belediye başkanım, sayın cumhuriyet başsavcım, sayın emniyet müdürüm, kahraman gaziler ve gazi yakınları, şanlı ordumuz ve kahraman emniyet güçlerimizin mensupları, değerli muhtarlarım, sivil toplum kuruluşlarının değerli başkan ve yöneticileri, değerli meclis üyelerimiz, her zaman ve her yerde bizleri desteğinden esirgemeyen fedakâr basın mensuplari ve çok değerli Menemenliler.

Türkiye Muharip Gaziler Derneği adina hepinizi saygıyla, sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum.

bugün burada yalnızca bir günü kutlamak için değil;

bir emaneti hatırlamak, bir vefayı göstermek, tarihin yaşayan kahramanlarına şükranlarımızı sunmak için bir aradayız.

Gaziler Günümüz kutlu olsun.

Hoş geldiniz, şeref verdiniz.

 

Değerli konuklar,

Türk milleti, tarih boyunca bağımsızlığından asla taviz vermemiştir. çünkü bizim için vatan, üzerinde yaşadiğimiz bir toprak parçasından ibaret değildir.

Vatan; uğruna can verilen topraktır.

Bayrak; uğruna şehit olunan, uğruna gazilik mertebesine erişilen kutsal emanettir.

Bağimsiızlık ise bu milletin karakteridir.

Mehmet Akif Ersoy'un dizeleriyle;

"Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı!"

Çünkü bastığımiz bu topraklarin altında yalnızca tarih değil; bir milletin hatırası, şehitlerin emaneti, gazilerin fedakârliği vardır.

Bu nedenle Türk tarihine baktığımızda karşımıza yalnızca savaşlar ve zaferler çıkmaz.

karşımıza fedakârlık çıkar.

Cesaret çıkar.

İman çıkar.

Vatan sevgisi çıkar.

Ve bütün bunların en büyük temsilcileri; şehitlerimiz ve gazilerimizdir.

Şehitlerimiz canlarını bu vatan için feda ederek ebediyete yürüdüler.

Gazilerimiz ise ayni mücadelenin izlerini bedenlerinde ve yüreklerinde taşıyarak aramızda kaldılar.

Bugün bir gazimizin bedenindeki her yara izi, aslında bu milletin tarihinden kopup gelen bir sayfadır.

O izlerde Çanakkale vardır.

O izlerde Sakarya vardır.

O izlerde Büyük Taarruz vardır.

O izlerde Kore vardır.

O izlerde Kıbrıs vardır.

O izlerde Terörle mücadele vardır.

O izlerde 15 temmuz gecesi vardır.

Ve o izlerde; Türk milletinin hiçbir zaman esaret altinda yaşamayacağInIn mührü vardIr.

Çanakkale'de mehmetçiğin kanIyla yazIlan bu destanI, Necmettin Halil Onan'In dizeleri bugün hala anlatmaktadIr.

"Dur yolcu! Bilmeden gelip bastIğIn bu toprak, bir devrin battıgı  yerdir."

Evet...

Bu topraklar bir devrin battığı;

ama bir milletin yeniden doğduğu topraklardır.

Değerli gazilerimiz,

sizler;

"ölürsem şehit, kalırsam gazi"

diyerek yolan çıkan bir anlayışın temsilcilerisiniz.

sizler için vatan savunması bir görevden öte, bir namus meselesidir.

Kimi zaman evladınızdan...

Kimi zaman annenizden...

Kimi zaman eşinizden...

Kimi zaman sevdiklerinizden ayrıldınız.

Ama hiçbir zaman vataninizdan ayrilmadiniz.

Çünkü sizler biliyordunuz ki;

Vatan varsa biz varız!

Bayrak varsa biz varız!

Bağimsızlık varsa biz varız!

İşte bu anlayiş;

Malazgirt'ten Çanakkale'ye,

Kurtuluş Savaşi'ndan Kıbrıs Barış Harekâtına,

Terörle mücadeleden 15 Temmuz'a kadar değişmeden devam eden Türk Askerinin ruhudur.

Günümüzde ise;

Silahlar değişti.

Savaşların şekli değişti.

Ama Türk Askerinin vatan sevgisi hiç değişmedi.

Çünkü bu milletin tarihinde;

Vatan için fedakârlık vardır.

Bayrak için mücadele vardır.

Hürriyet için ölümü göze almak vardır.

Ve Mehmet Akif'in o unutulmaz mısrası, bu ruhu tek başina anlatır:

"Bir hilal uğruna, ya rab, ne güneşler batıyor!"

 

Değerli konuklar,

Bugün bizleri bir araya getiren bu anlamlı günün, milletimiz ve gazilerimiz açısından çok daha derin bir anlami vardır.

Çünkü gazilik denildiğinde aklımıza yalnızca bir unvan gelmez.

Gazilik;

vatan için bedel ödemektir.

Gazilik;

millet için gerektiğinde kendi hayatından vazgeçebilmektir.

Gazilik;

bayrağın yere düşmemesi için kendini siper etmektir.

Ve bu şerefli makamın en büyük temsilcilerinden biri;

milletimizin bağımsızlık mücadelesine önderlik eden, Türk Ordusunun Başkomutanı,

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu;

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür.

O da bu milletin evlatlari gibi cepheden cepheye koştu.

Çanakkale'de milletinin önünde yürüdü.

Sakarya'da ordusunun başında savaştı.

Büyük Taarruz 'da Türk milletinin kaderini değiştiren o büyük yürüyüşü başlattı.

Ve bu mücadelenin sonunda milletimiz tarafından kendisine Gazi ve Mareşal unvanları tevcih edildi.

Bu nedenle Gazi Mustafa Kemal Atatürk; yalnizca bir başkomutan değil, gazilik makamının Türk milleti nezdindeki anlamını, şerefini ve onurunu en yüce şekilde temsil eden eşsiz bir şahsiyettir.

 

Değerli konuklar,

bizlerin en önemli sorumluluklarından biri de sahip olduğumuz bu büyük mirasi gelecek nesillere doğru şekilde aktarmaktır.

Bu nedenle şimdi, geleceğimizin teminatı olan gençlerimize seslenmek istiyorum.

Gençler:

şunu hiçbir zaman unutmayin;

bugün özgürce yaşadığınız bu toprakların her karışında, bir şehidin kanı, bir gazinin alın teri, bir annenin gözyaşi vardır.

Sizlere düşen görev;

bu emaneti tanımak, korumak ve gelecek nesillere daha güçlü bir türkiye olarak bırakmaktır.

Biz gaziler bugün buradayız.

ama yarın;

bu emanetı sizler taşıyacaksınız.

işte bu yüzden sizden tek bir şey istiyoruz:

Bayrağınıza, vatanınıza, cumhuriyetinize sahip çıkın.

ve unutmayın;

bir milletin geçmişine sahip çıkması, geleceğine sahip çikmasıdır.

biz inanıyoruz ki;

ay yildizli bayrağimiz göklerde dalgalanmaya,

Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşamaya,

Türk milleti hür ve bağimsız olarak var olmaya devam edecektir.

Çünkü bizim tarihimizde esaret yoktur.

bizim karakterimizde teslimiyet yoktur.

ve bunun adı;

Türk Milletidir!

Değerli Gazilerimiz,

bugün sizlere baktığımızda yalnızca geçmişi görmüyoruz.

biz sizlerde;

Çanakkale'yi,

Sakarya'yı,

Kıbrıs’ı,

Terörle mücadeleyi,

15 temmuz'u

ve bu milletin binlerce yıllık mücadele ruhunu görüyoruz.

Sizler;

Bu milletin yaşayan tarihi

Bu milletin haızasısınız.

Bu milletin şeref madalyasısınız.

Ve bilin ki;

Türk Milleti sizi asla unutmayakatır.

Ve bizler de biliyoruz ki;

bu bayrak göklerde dalgalandıkça,

bu topraklarda Türk Milleti var olacaktır.

Bu millet, şehitlerinin emanetine, gazilerinin fedakârlığina sonuna kadar sahip çıkacaktır.

Çünkü bizim için bayrak yalnızca bir kumaş değildir.

O;

Şehidin kanıdır,

Gazinin yarasıdır,

Annenin duasıdır,

Milletin namusudur.

Ve biz bu emaneti gelecek nesillere taşıyacağız.

Sözlerimi, bayrağimızı bir milletin ruhu gibi anlatan büyük şair Arif Nihat Asya'nin dizeleriyle tamamlamak istiyorum:

"Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... gölgende bana da, bana da yer ver."

İşte bizim duamız budur.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden Gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor; hayatta olan kahraman gazilerimizin önünde saygıyla eğiliyorum.

Gaziler Günümüz kutlu olsun.

Ne mutlu bu vatan için mücadele edenlere!

Ne mutlu bayrağın gölgesinde özgürce yaşayanlara!

Ne mutlu Türk'üm diyene!” dedi.

 

Tören sonrası günün anısına ATATÜRK Anıtı önününde toplu fotoğraf çekildi.

 

Menemen Muharip Gaziler Derneği

 

veTürkiye Harp Malülü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimler Derneği Menemen Temsilciliği ziyaret edildi..

Tarih: 19-09-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum