içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

SİZ YAPTIĞINIZ ŞEYSİNİZ, SÖYLEDİĞİNİZ DEĞİL!

 

“Siz, yaptığınız şeysiniz, yapacağınızı söylediğiniz şey değil.”

Carl G. Jung

 

 

Daha önceki köşe yazılarımdan birinde de yazdım.

Ulvi Tanrıverdi bugüne değin;

Ne İsa’ya ne de Musa’ya

Ne Şahin’e ne de Aksoy’a yaranma çabasına girdi.

Ulvi Tanrıverdi yaşam boyunca hep gerçeklerin peşinde koştu, gazetecilik döneminde de  karanlıkta kalan konuların aydınlanması için de elinden gelen çabayı her dönem ortaya koydu.

Kimseden korkmadan, çekinmeden, yılgınlığa düşmeden.

Ömrünün sonuna değin de bu duruşu sürecektir, bu da biline...

 

20 Yıl Menemen Belediye Başkanlığı yapmış Tahir Şahin...

İlk 5 yılı ve son 5 yılı olmak üzere toplam 10 yıl tanıklık ettim o döneme.

Aradaki 10 yıllık dönemde de yurt dışındaydım.

Bu 10 yıllık tanıklığım döneminde ne tür ilişlkilerimiz oldu onları ayrı bir yazımda detaylı olarak anlatacağım.

 

150 Günlük Serdar Aksoy’un başkanlık ve yaklaşık bir yıllık belediye başkan aday adaylığı dönemini de katarsak 16 aylık bir dönemde de Aksoy’u aday adaylık döneminde uzaktan da olsa izledim.

 

Biz gazetecilerin görevi; 5N 1 K kuralına göre taraf olmadan, güzellemeler, övgüler düzmeden, kişilik haklarına çiğnemeden, yargısız infaz yapmadan,  gerçekleri araştırıp, sorgulayıp, konuşup ortaya çıkararak, yorum katmadan  kamunun bilgilenmesini sağlamaktır.

 

Köşe yazılarımda da belirli konuları ele alarak kişisel yorumlarımı da katarak okurlara konuyu anlatmaya çalışıyorum.

İnsanlar farklı partilere mensup olabilirler, hatta aynı partinin gruplarından birine gönül verebilirler.

Biz ne parti, ne de parti içi hiziplerde yer alanların yanınında olmayız.

Ki ben Menemen’de  1992’i yılında Radyo ve Tv. Yayıncılığına başladığımda, partim SHP’ye dilekçe vererek bir parti kimliği taşımam, yapacağım iş açısından etik olmayacağını neden göstererek istifa ettim.

O gün bugündür de gerçeklerin peşinde koştum ve gerçeklerin ortaya çıkması için de emek harcadım  hep.

 

Ben yaşamım boyunca yalan söylemedim, söylemeyi de, söyleyeni de sevmem.

 

Yaşamım boyunca  birilerine yandaş olmadım, birilerinin adamı ise asla...

 

Belediye yeni yönetimi ilk 100 gün diye çalışmalarını anlatan dergi bastırdı.

Çeşitli Tv kanallarında, radyo programlarında ve gazetelerde de bu çalışmalar yer aldı.

Söyleşi ve haber programlarına katılan Aksoy buralarda bu çalışmaları anlattı.

Hemen hemen bir çoğunu takip edip izlemeye çalıştım, mutlaka atladıklarım da olmuş olabilir.

İzlediğim tüm programlarda (Radyo-Tv) Aksoy’un karşısındaki program yöneticileri Menemen’in dününü ve bugününü bilen meslektaşlarım değildi.

Programlar izlendiğinde görüldü ki başkan ne anlatırsa onları kabullenip, onun anlatmak istediklerine zaman tanımaktı.

Bu tür programlardaki konukların gerçekten açıklıktan, şeffaflıktan yana olması gerekir ki birilerinin artı soruları olmadan bir konuyu enine boyuna anlatarak izleyecileri doğru bilgilendirsin.

Özellikle de 31 Mart Yerel Seçimleri sonrası seçilen belediye başkanları, hatta belediye meclis üyleri, başkan yardımcıları; mal varlıklarım şunlardır, bu mal varlıklarıma karşı borçlarım da şunlardır, diye açıklama yapmaları gerekirdi.

Bunu yapan bir çok belediye başkanına da tanık olduk.

Bunların başında da İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu geldi.

Hem kendinin, hem de eşi ve ailesinin mal varlıklarını ve borçlarını açıkladı. 

Bu açıklık içerisinde göreve başlayıp, daha önceki yönetimin icraatları hakkında ve kendi dönemlerinde yaptıkları hizmetlerle ilgili detaylı  bilgi veren başkanlar da gördük.

En son gördüğümüz açıklıktan yana tavır koyan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, seçim öncesi israf olarak nitelendirdiği araçlar, Yenikapı’da sergilenmeye devam ediyor.  Menemen’de de 31 Mart Seçimleri’nden sonra Cumhuriyet Meydanı, Yenikapı görüntülerini andırdı. Nicelik olarak Yenikapı’dakiler kadar olmasa da içerikleriyle gündeme bomba gibi düştüler.

“5 Adet Menemen Belediyesi Sokak Canları Kurtarma Aracı”na aylık ödenen paranın 30 bin lira artı KDV olduğu iddia edildi.

Fakat gelin görün ki o iddia görmemezlikten gelindi, apar topar bir yalanlama yazılmadı.

 

Bugün yani 10 Eylül 2019 Salı günü Medya Ege Haber Portalı’nda yer alan haberde; META-SU İNŞAAT TAŞIMACILIK UNLU MAMULLER TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’NE  27.4.2019 Tarihli 2019-5 sayılı Genel Kurul Kararı 14.5.2019 Tarihli 2019-7 Sayılı Diğer Kararı (Müdür Ataması) ile 13.05.2024’e kadar Müdür (Müdürler Kurulu Başkanı) oy çokluğu ile atanan Serdar Aksoy, 29 Mayıs 2019 Tarih ve 9839 Sayılı TÜRKİYE TİCARET SİCİL GAZETESİ’nin 1183 sayfasındaki  Menemen Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün 406 ilan sıra nolu  ilanında; Müdür Serdar Aksoy tarafından toplantı açılarak geçilen gündem maddelerinden 6. Maddede; Şirket Müdürler Kurulu Başkanı’na 10.000,00 TL aylık huzur hakkı ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiği. Gündemin 7. Maddsinde de; Şirket Müdürler Kurulu Başkanlığı’na Serdar Aksoy’un atanmasına oy çokluğu ile karar verildiği belirtiliyor.

Bu haber üzerine; Menemen Belediye Başkanımız Serdar Aksoy'un hakkında çıkan haberlerle ilgili basın açıklaması ektedir. Yayınlamanız dileğiyle... / Sibel Baştimur, İzmir Basını’na  Basın açıklaması geçtiğini gördük.

Basın açıklaması şöyle:

Kamuoyunun bilgisine...

Bir takım medya organlarında belediyemize ait şirketlerden aylık aldığıma dair haberler yapılmaktadır. Belediyemize ait şirketlerden Huzur Hakkı ya da başka bir ad altında hiçbir ücret almadığım gibi Belediye Başkanlığı'ndan almış olduğum aylığımı da hayır kurumlarına bağışladığımı kamuoyunun bilgisine sunarım. Tarafımı yıpratmak adına yapılmış bu tür asılsız haberi yapanlar hakkında yasal hakkımı sonuna kadar kullanacağımı bildirir, saygılarımı sunarım.

Serdar AKSOY
Menemen Belediye Başkanı

 

Şimdi bu basın açıklaması ile yukarıda Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki ilan çelişiyor mu çelişmiyor mu?

Siz karar verin.

Birinden biri yanlış.

Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi elimde, yazdıklarımı oradan yazdım.

Serdar Aksoy adıyla yayımladıkları “Basın Açıklaması”nı aklı başında birisi tekrar okusun derim.

 

 

 

 

Laf kalabalığı eden ama somut bilgi içermeyen söylemlerle günü geçiren başkanlar da gördük 31 Mart Seçimleri sonrası.

Kamuoyu karşısında ne duruma düştüklerini de...

Hadi birazcık insaflı olalım.

Liyakattan uzak, salt paritililik, yol arkadaşlığı.

Ya da ittifak dengesini koruma güdüsü ile yapılan kadrolaşmanın bir insanı toplum karşısında ne durumlara düşürdüğüne de çok yakından tanık olduk.

Ben çoğu zaman empati yaparım.

Örneğin: Ben başkan olsaydım, verdiğimiz hizmetlerle ilgili yasadışı bir şeylere bulaşsaydım, çıkardım kamuoyu önüne, bana en muhalif kim varsa o grubun radyo ve televizyonunda şöyle derdim:

“Bizden önceki sabıkalı yönetim her ruhsattan pay almış, bu payların bazıları bizim döneme kalmış. 

Kümesi teslim ettiğimiz tilkiler, pardon arkadaşların önerileriyle deneyimlerinden yararlanarak şu işleri bu zatların sponsor olması vasıtasıyla yaparak çok küçük bir miktarda belediye bütçesinden harcama yaptık. Anlayacağınız tüm masrafları bu sponsorlara yıktık. 

Bu sponsorları da sormayın artık!

Biz ilk günden böyle bir kirliliğe bulaştık demem, susmamdan evladır.”

 

Her ne kadar ben böyle söylesem de, elbetteki o söylemlere de kuşkuyla bakacaklar olacaktır.

Özellikle de gazeteciler. (Haberi satmayanlar(!))

 

Gazeteci her konuya şüphe ile yaklaşır.

Şüphe ortadan kalkması için belgelenmesi gerekir.

Olumlu ya da olumsuz yaptıklarını anlatacak babayiğit bulunur mu bilinmez!

Ben olsam çıkar anlatır doğruları, bedelini de öderdim.

Benim örneğimi bir yana bırakalım şimdi!

 

Gelelim Menemen’e....

İlk 100 günde;

 

Gölpark Menemen’de Deniz Gezmiş ve Musa Anter Kapısı açıldı.

Kapılar vardı. Biri İsmet İnönü Mahallesine bakan diğeri de Asarlık Mahallesi’ne bakan kapı.

Adına Musa Anter Kapısı, verilen Asarlık’a bakan kapı servis kapısıydı.

Geçen dönemin yönetimi oradan insanların girmesine izin vermemişti.

Bu yönetim o kapıdan insanların girmesinin önünü açtı.

Diğer kapıya da “Deniz Gezmiş” ismini verdi.

Kim verdi?

Serdar Aksoy.

Alınmış bir karar da yok.

 

2..Emiralem Çilek Festivali yapıldı

Seçim döneminde en az bir hafta ila 10 gün arasında olacağı söylenen Emiralem Çilek Festivali  ilk gün Menemen’de bir söyleşi  programı, ertesi gün de Emiralem'de bir günlük süreyle yapıldı.

 

Geleneksel 37. Ulukent Yağlı Güreşleri yapıldı.

5 yıl aradan sonra 37. Ulukent Yağlı Güreşleri yapılmış oldu.

 

Çaltıköy’de Hıdırellez ve Yörük Şenliği düzenlendi

Şenliğin 5 Mayısta ilki düzenlenmiş oldu.

 

Fenilketonüri (PKU) Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği işbirliğinde  “PKU Yaza Merhaba Karneni Al Gel Partisi” düzenlendi.

 

Halk Meclisi ile Terzi Fikri ruhu yeniden doğdu  dediler;

Ama her ne olduysa oldu birden bir bilinmezliğe, konu ölüm sessizliğine büründü.

 

Menemen’in taşınmaz malları Menemenlinin oldu.

Menemen Belediyespor’a oradan da 3. şahıslara verilen taşınmazlar Menemen Belediyespor yönetimi ile yapılan protokol gereği 176 gayrimenkul  geri alındı ama nedir bunlar, dün kimlerdeydi bugün kimlerde halen daha bilinmiyor. Bunlar bilinmediği gibi aylar sonra protokolü yapan Belediye Başkanı Serdar Aksoy’a protokol yetkisi verilsin mi verilmesin mi diye Eylül Olağan Meclis toplantısında görüşme yapıldı. Ve yetki verilmedi. Yetkisiz Başkan’ın yaptığı protokolün de bir anlamı kalmadı. Protokolü imzala, aylar sonra da yetki iste. Bu da yeni yönetimin yeni buluşu olsa gerek!

 

Çocuklar ve Yetişkinler için kurslar

Çeşitli branşlarda Kubilay Kültür Merkezi’nde kurslar düzenlendi

 

Denizlere Selam Anma etkinliği, Nazım’dan Ahmed Arif’e Bir İnce Sızı etkinliği yapıldı. Kemal Kaymakam Bey anıldı. (Kemal Kaymakam Bey devletin kaymakamı. Neden devlet töreni ile anılmaz? Hiç düşünülmedi, böylelikle de Kemal Kamakam Bey ile ilgili yeni yönetimin bir bilgisi olmadığı anlaşıldı.)

 

Menemen Tarımsal Araştırma Merekezi kuruldu.

Şimdilik büyük bir tabela asıldı önünde fotoğraf çekildi, zaman içinde gelişmeler olursa biz de gelişmeleri bildireceğiz bize anlatırlarsa, bilgi verirlerse...

 

Sokak Canlarını kurtarma Araçları hizmete başladı

5 Adet araç kiralandı bu hizmetler için ama nerden, nasıl, ne kadara kiralandığı açıklanmadı.

Sormaktan dilimizde tüy bitti. Sosyal Medya’da bu 5 Aracın 30 bin artı KDV ile aylık kiralandığı yer aldı. Her nedense basına bu konuda bir bilgi açıklanmadı.

 

Menemen’in ilk ‘Köy Pazarı’ açıldı.

Göktepe köyünde köy kahvesinin bahçesinde köylüler ürünlerini sergiledikleri Pazaryeri oluşturuldu. O günden sonra bir daha ses soluk çıkmadı.  Köylülerin bir birlerine ürünlerini sattıkları görüldü...

 

Kadın, Genç ve Engelliler için çalışmalar.

Kubilay Kültür Merkezi’nde Büyükşehir belediye yetkililerinin de katılımıyla Engelli Çalıştayı yapıldı. Emiralem’de eski belediye binası bu nedenle hazırlanıyor.

Eylül sonu Ekim başı gibi engelli Merkezi açılacağını öğrendim.

 

Menemen Sokakları renklendi

Caddelerde bordürler boyandı. Dağda bayırda. Çarşıda görülen her merdiven ve trafo merkezleri rengarenk oldu. Çöp Bidonları tel çitlere sarılmış plastik çimle kamufle edildi.

 

Sevgi Yolu yenilendi, Şiir Sokak eklendi.

 

Açık Hava Kütüphanesi yapıldı fakat Sakıncalı Piyade Uğur Mumcu Anıtı Sevgi yolunda kebapçı, Tekel Bayii ve Çiçekçi, Çikolatacı arasına hapsedildi!

Sevgi Yolu açılışına Cumhuriyet Gazetesi’nden ve Mumcu ailesinden bir kişi çağırmayı gerçekleştirmeyen belediye yönetimi, 9 eylül Şenlik Proğramına da koymadığı halde Çağrı Radyo’da Uğur Mumcu’nun yeri ile ilgili konu Ankara’ya, Ailesine ve Cumhuriyet Gazetesi’ne kadar konuyu taşıyacağım dememden sonra apar topar bir Uğur Mumcu Programı eklendi ve Cumhuriyet Gazetesi’de haberi böyle duyurdu.; Menemen Belediyesi, 9 Eylül Kurtuluş Şenliği kapsamında “Uğur Mumcu Gazeteciliği ve Devrimciliği” paneli düzenledi. Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve Ege Bölge Temsilcisi Tuncay Mollaveisoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen panele TBMM eski Başkan Vekili, CHP İzmir eski milletvekili ve Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu ve Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Ali Sirmen konuşmacı olarak katıldı. Menemen halkının yoğun katılımı ile gerçekleşen panelde Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy eşi Dilek Aksoy ile muhtarlar da yer aldı.”

 

Srebrenitsa Anıtı yapıldı törenle açıldı.

 

Asarlık- Ulukent Zabıta Birimleri açıldı

 

Kadın Dayanışma Merkezi ve Çocuk Oyun Evi açıldı.

 

Nostaljik Sinema Günleri başladı.

 

Belediye Kreşi hazırlıkları yapılıyor.

 

Bunların yanısıra sorunlar da yaşandı.

 

Belediye çalışanları işten çıkarıldı sonra tekrar Meta-su’da göreve alındılar.

Çıkarılanlardan bir kısmına görev verilmedi.

Yeni bir çok işçi alındı, yetkililer ne kadar işçi aldıklarını açıklamadılar.

Ortalıkta bir çok rakam dolaşıyor; 500-600 arası deniyor.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek için Menemen'den bisikletle yola çıkan Bayram Akbaş (49), Ankara'ya ulaştı. Akbaş, siyasi amacının olmadığını, haksızlığa karşı mücadele vermek için yola çıktığını söyledi. 
Menemen Belediyesi'nde, 31 Mart yerel seçimlerinde CHP'li Serdar Aksoy'un seçimi kazanması ardından Haziran ayında 284 işçinin işine son verildi.

Akbaş CHP Genel Merkezi’nde güvenlik görevlilerine takıldığını, TBMM’sine gittiğini orada Danışmanlardan biri ile görüştüğünü sorunun Genel Başkana aktarılacağı sözünü alarak Menemen’e eli boş döndüğünü söyledi.

 

Başkan Serdar Aksoy eli sargılı dolaştı bir süre; Menemen’de ne kadar senarist varmış bu vesile ile ortaya çıktı.

Yakında dizi filmlerde senarist Menemenli şu ........ diye yazarsa şaşmayalım.

 

Testileri ile ünlü Menemen’in testi öyküsünü başkan Aksoy önemli toplantılarda anlatarak; temsil ettiği halkın “kulp takan”, yani “dedikoducu” olduğunu anlatan ilk başkan olma ünvanını kazandı.

 

“Menemen Belediyespor halkındır sattırmam.” dendi. Menemen Belediyespor diye bir takım kalmadı, Menemenspor oldu. Ekol Göz Hastanesi Menemenspora isim sponsoru oldu.

Menemen Belediye Başkanı Menemenspor’a yeni ad taktı; EkolGözSpor!

Bunu duyanlar “bizim başkan taktı mı takıyor vallaha!” demeye başladı.

 

Perşembe Pazarı esnafından  tezgah başı 5 bin lira istenince esnaf seçim öncesi beş kuruş almayacağız sizden diyen Serdar Asksoy’u sözünde durması için üç kez belediyeye yürüyerek protesto etti. 

2 Eylül 2019 Pazartesi günü Pazarcı Esnafı ile protokol imzalandı.

Şimdilik büyükşehir belediyesinin destek sözü ile mutlu sona ulaşıldı gibi görünse de belirsizlik şu an itibarı ile sürüyor. Ortada somut bir şey yok.

 

30 ağustos Zafer Bayramı’nda eski başkan Tahir Şahin bildiri yayınlayarak Pazaryeri konusunda ödemelerle ilgili bilgi vermiş. Aynı gün Tv35’de; Şahin’in yazdıkları rakamlarla ile ilgili somut bir şey söylemeyen Aksoy, hem Zafer Bayramı hem de pazaryerinde iş kazasında yaşamını yitiren Halil Alkaya üzerinden Şahin’e verdi veriştirdi.

 

30 Ağustos’da  hızını alamayan Aksoy, 2 Eylül Pazartesi günü de bana ve partisinden bir belediye meclis üyesi arkadaşına patladı!

 

2 Eylül 2019 Pazartesi günü Menemen Perşemebe Pazarı Pazarcı Esnafı ile Belediye Düğün Salonu’nda protokol imzaladılar. “O protokolü biri okusun ya da bize bir nüshasını veriniz.” dedim oralı bile olan olmadı.

 

“Basından soru alacak mısınız?” diye sordum.

Esnaflar Dernek Başkanı ve Pazarcılar Dernek Başkanı’nı işaret ederek onlar da konuşsun ondan sonra şeklinde Aksoy işaret diliyle yanıt verdi.

Onlar konuştuktan sonra; “Soru almayacak mısınız?” soruma, “Odaya çıkalım, orada.” diyerek makam odasını işaret etti.

 

Makam odasına hep birlikte çıktık. Danışmanlar, yardımcılar ve üç gazeteci.

Çay ikram etti, çıkarken teşekkür edememiştim, buradan teşekkürlerimi sunayım, çayı yudumlarken kuruluşum Çağrı Radyo ve şahsım adına haksızlık edildiğini ve bundan dolayı kırgın olduğumu ilettim, yaşamımdan da kesitler sunarak.

Sunduğum kesitler; Askerlikten emeklilik sonrası Cumhuriyetin muhabiri olduğumu, Menemen’de Çağrı Müzikevi yanı sıra “Cumhuriyet Kitap Kulübü Temsilciliği”ni aldığımı. Sakıncalı Piyade gazetecilikteki idolüm Uğur Mumcu’nun katledildiği yıl Sevgi Yolu Şiir Sokak başındaki kebapçının olduğu yerin Cumhuriyet Kitap Kulübü Temsilciliği olduğunu ve orada mumlar yakarak imza masası açtığımızı. Menemenli Yurtseverlerin 5 defter imzalayarak duygu ve düşüncelerini yazdığını ve o defterlerin İzmir Cumhuriyete tarafımdan teslim edildiğini. 1992 yılından bugüne değin Radyo, Televizyon ve Gazetelerimle Menemen’de yarı kamusal hizmet yaptığımı ve geçtiğimiz yıl geçmiş yönetimin sözleşme gereği hizmetlerinin daha geniş kitlelere iletilmesi adına Kubilay Kültür Merkezi’nde kuruluşumuza tahsis edilen yerde sözleşme gereği hizmet verdiğimizi ve seçim olmadan önce de orasını terk edeceğimizi, eski yerimize döneceğimizi söylememize karşın kuruluşumuza ve bana haksızlık yapıldığından kırgın olduğumu gerçekçi bir dille anlattım.

Karşılığında neden Menemen’in Sesi’ne, Ege Güneş ve Menemen Haber’e orda yer verilmediğini belirterek geçmiş yönetimin bize ayrıcalık tanıdığını belirtti.

Onların yayım bizim ise yayımın yanı sıra yayın kuruluşu olduğumuzu anlatsam da anlamak istemedi Belediye Başkanı Aksoy.

Ve o da yaşmından sanırım bir kısa bir kesit sunarak bugünlerde haber konusu olursa ona ön almayı denedi. Dedi ki; “Ben esnafım, müteahhitim Menemen’de. İnsanlara borç veririm, borç alırım.” Baktım konu bir iki programlık bir konuya dönüşecek fazlaca da zamanını almamak adına röportaja geçelim dedim ve geçtik.

 

Yaptığımız röportajda benim sorduğum soruya yanıt vereceğine, her zaman uyguladığı bir yöntem olan; soru ne olursa olsun, kendi istediklerini  anlatma çabasına girmesinden dolayı, o tarzın doğru olmadığını, sorduğum sorunun yanıtını almak konumunda olduğumun altını ısrarla çizmeme karşı koyarak, röportajı yarıda kesti.

Hem de kabaca...

Kapatın!

Kapatın! diye odadakilere de işaret ederek bağırdı.

Sonra da odada buluna yardımcıları ve danışmanlarının bir kısmını dışarı çıkardı. Danışmanlarından aynı zamanda sıhri kuzeni olan Mehmet Cin ve İHA Haber Ajansı Muhabiri ve Menemen Haber  İnternet Portalı’nın sahibi Ayhan Ederoğlu’nun odada kalmasını istedi.

Oturduğu koltuktan kalkarak ve yüksek sesle bağırarak: “Bana bir esanafın ofisinde şerefsiz.” demişsiniz.

“Bana şerefsiz diyemezsiniz, siz kim oluyorsunuz?” diye bağırarak azarlamaya çalıştı. Ben de oturduğum yerde duruşumu bozmadan nezaketli bir dille “ben kimseye şerefsiz demem” dedim.

“Elimde videosu var.” diyerek cep telefonunu gösterdi.

Ben de: “Eğer elinizde videosu varsa, buyurun Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulununuz” dedim.

Gene yüksek sesle bağırarak, kalkıp orayı terk etmemi istedi.

Ben de sakinliğimi koruyarak, terbiyemi bozmadan, fotoğraf makinamı, cep telefonumu alarak yerimden kalkıp odayı terk ettim.

Toplantı Salonunda; “Soru alacak mısınız?” sorularıma kayıtsız kalışının nedenini bunları yaşadıktan sonra daha iyi anladım.

Özellikle odasına davet edip, cep telefonunda video kaydı var, dediği konuyu gündeme getirip gözümü korkutmaya çalışması gibi anlamsız bir düşünceye kapılarak davranış sergilemesi gerçekten sorgulanması gereken bir durum.

Ve başkan yardımcıları, danışmanları, özel kalem müdürü de o odada olması rastlantı olmadığının belirleyici bir göstergesi.

Menemen’deki hiç bir kimse de Aksoy’un emir eri değil.

(Ki emirerlerine de paşalar böyle davranmaz, onları evlatları gibi görürlerdi)

Hele hele seçilmiş belediye meclis üyeleri ve de basın mensuplarını da emir eri gibi görme sevdasındandan vazgeçmesini, partinin üst düzeyinden birileri partilerinin zarar görmemesi adına Aksoy’a anımsatsın lütfen!

Bu tutumu ne partiye, ne ittifaka, ne de Menemen’e, Menemenliye bir katkı sağlar.

Daha önce aday adayı olduğu dönemde bir telefon görüşmemizde 2-3 bin lira vererek istediği haberi yaptırdığı kimselerle gerçek anlamda gazetecilik yapanları karıştırmamasını söylemiştim kendisine.

Ama söylemek istediğimi anlamamış. Hâlâ daha orada kalmış olduğu bu yaptıklarıyla ortada...

 

 

Aynı gün Eylül Olağan Meclis Toplantısı vardı.

Ben toplantıya gitmedim.

İnternet üzerinden  nasıl olsa verecekler düşüncesiyle radyoda oturup izleyeyim dedim.

Fakat Meslis Toplantısını bile ciddiyetle vermiyorlar,  toplantı yarıdan sonra verilmeye başladı.

Toplantı sonrası Aksoy’un, CHP Meclis Üyelerini, Encümen Odası’nda toplayıp partisinden bir kadın Meclis Üyesi’ne bağırdığı ve üzerine yürüdüğü, diğer meclis üyelerinin araya girdiği iddiası da gündeme bomba gibi düştü. 

         Aynı gün bana ve meclis üyesi arkadaşına  (iddia doğruysa) gösterdiği tavır,  ne bir

         belediye başkanına  ne de sosyal demokratlığa yakışır.

         Geçtik bunları ne de insanlığa....

 

Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy’a buradan da bir çok soru sordum fakat yanıt alamadım.

Ama ben sorularımı sürdürmeye devam edeceğim.

Çünkü bizim görevimiz soru sorup gündemdeki konuları aydınlatıp, halkın doğru bilgilenmesini sağlamak.

Yüz yüze de, ne zaman soru sorsam, Aksoy gerginlik yarattı.

Ya röportaj sırasında ya da sonradan telefon ederek.

Bu agresiflik nereden kaynaklanıyor doğrusu düşündürücü...

Önümüzdeki günlerde Menemen ile ilgili sorular daha da çoğalacak ve zorlaşacak, gidişat ve servis dışı yapılan haberler de onu gösteriyor...

Birikmesin yanıtları ki daha da çok vaktini almasın Aksoy’un!

Buradan Aksoy’a seslenelim:

“Gelin sorulan sorulara yanıt verin lütfen. Hem de istediğiniz gazete, radyo, tv’de...

Ulusal, bölgesel, yerel hangisi olsa kabulümüz.”

Fakat oralara da ne kadar ödeme yaptığınızı açıklayarak.

İster belediye kasasından ister cebinizden olsun!

Üstelik de Aksoy’un işi gücü bir hayli fazla, görevine bakacak bu arada geçmişte Mafya’ya verilen çakıl taşlarını ayıklayacak!

“Mafyaya bir çakıl taşı vermem.” diyordu  Tv35’deki  programda...

Ben de ondan öyle söylüyorum.

Hadi son soru da bu olsun, çok oldu ama bağışlasın Aksoy;

Sahi Menemen’de “Mafya” mı var?

Varsa kim bunlar?

 

Bir esnafın yanına gidişimin üzerinden 5 dakika geçmeden  taa Ankara’dan oraya gittiğime dair  haberiniz oluyor ve  o esnaf arkadaşı arayıp ‘oradakine selam söyle’ diyorsunuz.

O da selam üzerinde kalmasın diye selamınızı bana iletiyor.

O selamın ne anlama geldiğini bilmeme karşın; “Bir İnsan Selamı” olarak alıp kabul ettim.

Muhabirlik yapan bir arkadaşın iş yerinde ziyaretim sırasında mesleki konular üzerine sohbetimizi video film ( siz dediniz videosu var diye) olarak çekip size iletiyorlar ve muhabirin ofisinden muhbirlik yapıyorlar ve siz bu tip insanlara ilçenin şehremini olarak itibar ediyorsanız durum vahim.

Hem Menemen’de yaşayan Aksoy’a biat etmeyen hatta muhalif olan yurttaşlar adına hem de benim adıma.

Şu saatten sonra Ulvi Tanrıverdi’nin başına bir şey gelirse;

“Tüm okurlarım bilsin ki bu işin içinde bir bit yeniği var!

Ve soruımlusu da beni takip ettirendir...”

Bu konuda da Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı’na geçtiğimiz hafta içinde tarafımca suç duyurusunda bulunulmuştur.

 

Bu yazı 1116 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum